Bitcoin nereye gidiyor? Teorik akıl yürütmeler

Bitcoin’in muazzam yolculuğu devam ededursun herkesin aklındaki soru şu “Bu nereye kadar devam edecek!?”. Aslında bu soruya cevap bulabilmek için önce başka bir soruya cevap bulmak ve ondan yola çıkmak gerekiyor. “Bitcoin esasında nedir?”. Hayır, bildiğimiz anlamında temellerinden bahsetmiyorum, teorik bir takım izleklerden yola çıkarak ve Bitcoin’in mevcut durumunu değerlendirerek soruyorum bu soruyu. Gelin Bitcoin hakkında söylenenleri kabaca derlemeye çalışalım ve birlikte fikir yürütelim.

Columbia, Chicago ve Newyork’taki birçok üniversitedeki çalışmaların yanı sıra JP Morgan ve Goldman Sachs gibi kuruluşlardaki bazı uzmanlar, Bitcoin’in ne para, ne altın, ne de bir emtia olarak bugüne kadar bildiğimiz tarzda bir varlık olmadığını, yeni ve dijital bir varlık türü olarak bu özelliklerin hemen hemen hepsini üzerinde barındırdığını söylüyor. Ki bu tanımlamalar Bitcoin hakkında yapılmış en esaslı teorik tanımlamalar gibi duruyor. Bitcoin gerçekten de altın gibi değerli bir maden ya da emtia gibi değer kazanmaya devam ediyor. Fakat altının üzerinde taşıdığı dezavantajları taşımadan! Kolay bölünen, kolay transfer edilen ve taşınan bir varlık olmasıyla altından çok daha kullanışlı. Bu duruma en iyi açıklamayı Max Keizer getiriyor aslında. “Altın 2.0” yani Altın versiyon 2.0. Ekonomi yazarı Keizer Bitcoin’in ateşli bir savunucusu. Ona balon diyenlerin de 100 bin dolarlara vardığında almak için birbirini yiyeceğini düşünüyor. 

Keizer’in bu basitleştirilmiş ve indirgemeci benzetmesi hiç de yabana atılacak bir benzetme değil. Zira insanoğlu altın paralardan kağıt bankonotlara geçerken de ciddi sıkıntılar yaşanmış ve uyum süreci 1 yüzyılı geçmişti. Hatta şöyle diyebiliriz ki altının durumu bu anlamda hiçbir zaman ciddi bir değer kaybetmedi ve en iyi ölçü birimi olmayı başardı. Fakat altının kendisiyle ilgili fiziksel zorluklar, taşınması, barındırılması gibi, onu çok da pratik bir varlık yapmıyor. İşte Bitcoin’e yapılan Altın 2.0 benzetmesi bu yüzden önemli. Çünkü Bitcoin kolay ölçülebilir, şeffaf, sirkülasyonu belli bir varlık, ayrıca çok da kolay transfer edilebiliyor. Bu bakımdan altının birçok vasfına sahip hatta artıları var. Altın’da tek eksiği ise kuyumculukta kullanılamıyor olması ve süper iletken bir metal olmaması.

Balon yakıştırmaları. En boş yakıştırma sınıfı bu bence. Çünkü Bitcoin’in kendisi bir değer depolama biçimi olarak varoluyor. Dotcom krizindeki gibi bir hisse senedi üzerinden umut satmıyor. Siz Bitcoin’in bir para, bir döviz ya da emtia olduğunu bile isteye yatırım yapıyorsunuz. Bu bakımdan 9 senede onca krizi aşmış Bitcoin’e balon demek de ciddi bir artniyet meselesi. Bu konuda bir başka ölçü de şu olabilir mevcut piyasalara hakim olan çevreler yeni ve vaatkar piyasaların oluşumundan rahatsız olurlar. hele söz konusu olan daha şeffaf ve ölçülebilir bir değerse. Evet, Bitcoin’in anaakım bir yatırım nesnesi olmak için daha yolu olabilir ve daha fırtınalı günler onu bekliyor olabilir fakat onu 9 senedir ayakta tutan teknolojik ve fikri altyapı henüz daha emekleme aşamasında. Aynı kağıt paraların sikkelerin yerini aldığı çağ gibi biliyoruz ki dijital, kripto paralar da nuh nebiden kalma kağıt paraları tahtından edecekler. Bu bakımdan Bitcoin bir balon değil, tam tersine geleceğin parasının atası, bir ilk örneğidir diye düşünüyorum.

Cornell Üniversitesi profesörü Emin Gün Sirer’in dediğini hatırlatalım. “Bitcoin hiçbir yere gitmeyecek!” ona alışmaya bakın ;)

Arkadaşlarınla paylaş