Cointelegraph’ta yayınlanan röportajın direkt çevirisidir.

Yazar, spiker ve radyo sunucusu Brett King’in finans endüstrisinde yabana atılamayacak bir deneyimi bulunuyor. Kendisi Deloitte’in Finans Hizmetleri İnovasyon Merkezi’nde ve Breaking Banks Radio’da çalıştı. Aynı zamanda mobil bankacılık uygulaması olan Moven’ın kurucusu ve yürütme kurulu başkanı.

King, bankacılık sistemindeki gelişmeler söz konusu olduğunda her zaman destekleyici olan pozisyonunu korudu. Kitaplarında, röportajlarında ve konuşmalarında temel olarak hep öne çıkardığı fikir şu: bankalar gittikçe kendi etki alanlarını kaybediyorlar ve muhtemelen bizler yeni bir çağ olan ve hiç de uzak olmayan, öngörülebilir bir gelecekte “bankasız finans teknolojilerini” deneyimlemeye başlayacağız.

Biz de bankacılığı nasıl bir geleceğin beklediğini ve blok zincirinin de bununla bir alakası olup olmadığını kendisine sormak istedik.

Cointelegraph: Bankacılık sistemlerinin gelecekte çok daha etkisiz olabileceğine inanıyorsunuz. Neden böyle bir geleceğin önümüzde olduğunu düşünüyorsunuz?
Brett King: Finans hizmetlerinin deneyimi açısından ortaya atılan çoğu lider inovasyon, teknolojik katmanlarla ve altyapılarla oluşturuluyor ve bankaların bu konu hakkında hiçbir bilgisi yok. Bu tarihsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Şu an finans hizmetlerinde karşı karşıya kaldığımız bozulmanın örneklerine bakalım. Daha önce yaşanmış olan bu aksamaları hatırlamaya çalışın: motorlu araçların ortaya çıkmasını ve tüm sistemin onun etrafında değiştiğini, bu gelişmenin insanların nasıl seyahat ettiklerini, araçlarına benzin almak için benzin istasyonlarına erişimlerini, insanlara araba kullanmayı öğrettiğini ve daha pek çok şeyi değiştirdiğini hatırlayın.

Eğer finans hizmetlerine bakarsanız şu an blok zinciri var, yapay zeka var, kimlik yönetimleri üzerinde değişiklikler var, parayı nasıl gönderdiğinize yönelik değişimler var, değerlere erişiminizde değişiklikler var. Tüm bu deneyimler finans hizmetleri aracılığıyla gerçek zamanlı şekilde sağlanıyor ve bankalar buna sahip değiller. İşte tam olarak bu bir meydan okumadır.

Bankaların tüm gösteri boyunca sahne arkasında kaldığını söyleyebilirsiniz. Ama inanılmaz hızlı şekilde büyüyen global girişimlerin ya da organizasyonların da bankalarla hiçbir alakası yok. Bunlar tamamen finansal teknolojiler. Apple Pay ya da Alipay gibi “teknolojik finans hizmetleri”.

Gelecekte büyük finans hizmetlerini nasıl alacağımıza baktığınızda, yükselişte olan şeyin artık bankalara giderek olmayacağını görebilirsiniz.

CT: Bu artık bankaların sahnede olmayacağı anlamına mı geliyor?
BK: Bankacılık yeni hayatımızın sadece içine gömülü bir özellik olarak kalacak. Ama bankalar tabii ki eskimek ve köhneleşmek istemiyorlar. Peki bu onları nereye götürüyor? Asıl mesele bankacılık sistemini ve altyapısını teknolojik bir hale dönüştürebilmek ve geliştirebilmek. Bugün bankaların kullandığı altyapı asıl sorun, sistemleri artık ihtiyacımız olan güncellemelere ve gelişmişliklere cevap veremiyor.

CT: Teknolojileri bu sisteme gömmek işe yarayabilir mi?
BK: 12-13 yıl sonrasına bakarsak, diyelim ki 2030’da, rahatça söyleyebilirim ki 2 milyar kadar insan günlük bankacılık işlemlerini bankalardan bağımsız olarak gerçekleştirecekler. Yani, bankasız bir dünyada kendi finans becerileriyle ve teknolojiyi kullanarak hayatta kalabilecekler.

CT: Bankaların bunların dahi arkasında olamayacağını mı söylüyorsunuz?
BK: Evet, bunun bir parçası olmayacaklar. Belki Alipay’in bir bankayla olduğu gibi ortaklıkları olabilir, sadece bazı fonları orada tutmak için. Bu durum, bankaları kurulacak altyapının önceliği yapmaz.

Ekim 2017, Brett King Money 20/20 konferansında.

CT: Sizce blok zinciri teknolojisi bankaların yerine geçebilecek bir rol oynayabilir mi?
BK: Blok zinciri bizim mutlak anahtarımız. Sadece tek bir örneğe bakalım. Şeylerin İnterneti - Internet of Things - IoT hakkında ve onunla ilişkili teknolojiler ve IoT araçlarının yürüttüğü işler hakkında pek çok kez konuştum. Örneğin; anonim bir araç yol ücreti ödüyor ya da bir Uber aracı işi için, bir süper şarj istasyonu harcadığı elektrik için ya da bazı hizmetler almak için kiralayabileceğiniz Amazon dronuna bu para ödeniyor. Ve bu aletler gerçek ticari işlemlerle ilişkililer. 

Ama bu araçlara nasıl bir banka hesabı verebilirsiniz ki? Kimlikleri ya da sürücü belgeleri bile yok. O zaman blok zinciri de bize geleneksel sistemlerle yapamadığımız her şeyi sağlamak için genişletilebilir bir yol sunacak. 

CT: Bu gibi durumlarda, bu şeylere bir özdeşlik vermek blok zinciri teknolojisinde görülen bir şey mi?
BK: Doğru, ve değer saklama aracı olarak da.

CT: Muhteşemmiş. Peki son soru, neden blok zinciri ICO’larının şu an bir momentum yakaladığını düşünüyorsunuz?
BK: Şu an pek çok alanda farklı farklı inovasyonlara tanık oluyoruz. Amazon, Uber, Airbnb gibi kendi ekosisteminde kendi pazar alanlarını oluşturan girişimler bunlar. 

ICO’ları ele alalım. Sahip olmaya, amaca uygun kazanımlar elde etmeye dair geleneksel yöntemler dışında yepyeni biçimler bulmamız oldukça normal. Blok zincirine dahil olduğunuzda ya da ICO’lardan satın alımlar yaptığınızda geleneksel piyasa olarak tanımlanmayan ve coğrafyalar arası bir katılım sağlamış oluyorsunuz. O zaman neden blok zinciri girişimlerinde iş sahibi olma, satın alma fırsatlarını var olan somut sınırlarla sınırlandıralım ki? Neden illa spesifik bir borsada olmalıyız ki? Neden IPO’larda (İlk Halka Arz), Amerikan ya da Hong Kong piyasalarında olmamız gerekli olsun ki? Bu gerçekten hiç de mantıklı değil. İhtiyacımız olan şey kitle fonlamalarıyla global ölçekte dahil olma fırsatı sunan menkul kıymetler borsası gibi bir piyasa.

Ve eğer bu tarz bir şeyden bahsediyorsak, bu tam da ICO’lar gibi bir şey. Bunun da elbette resmi ya da gelecek regülasyonlarla başka başka meydan okumalar olmadan ilerleyeceğini düşünmüyorum. Ama şundan eminim ki önümüzdeki 20-30 senede çok enteresan bir evrim geçireceğimiz kesin.

Arkadaşlarınla paylaş