Türkiye'de çoğu küçük yatırımcının borsalarla mesafeli olmasının en büyük sebebi neredeyse bütün borsaların kimlik bilgisi istemesidir. Genelde olay şu şekilde gerçekleşir: Kişi bir şekilde bitcoini duymaya başlar. Örneğin bitcoinin ne kadar yükseldiğini anlatan, yüzlerce insanı milyoner eden devasa bir şey olarak haberlerde yansıtılabileceği gibi terör faaliyetlerinin finansmanı olarak kullanılan kötü ve uzak durulması gereken bir para birimi olduğu şeklinde de yansıtılabilir. Bu kadar haberin üzerine küçük yatırımcımız araştırmalara başlar ve en sonunda satın almaya karar verir. Peki nereden? Elbette borsadan. Çevresine sorup soruşturur ve en güvenli gördüğü borsayı denemeye başlar. Ancak o da ne? Borsalar nüfus cüzdanı fotokopisinden tutun pasaport, aile ikamet belgesine kadar hatta evinize gelen son tarihli elektrik, su faturasına kadar onlarca belge isteyebilmektedirler. Küçük yatırımcımız bu prosedürü gördüğünde öğrendiği her şeyi kenara bırakıp bu işten çekilmek isteyebilir hatta çoğu da çekilir çünkü blockchain sistemi aslında merkeziyetçi olmayan anonim bir döngü sağlamayı hedeflerden borsalar kendilerini güvene almak için sistem mantığının tamamen zıttı hareket etmektedirler. Ülkemizdeki küçük yatırımcının borsalara karşı tutumunu yansıtan bu ön bilgiden sonra gelelim Güney Kore meselesine..

Güney Kore’nin mali gözlemcisi, ülke çapında isimsiz ticaret hesaplarının yasaklanması için bir süre belirlemiş. Finansal Hizmetler Komisyonu’ndan (Financial Services Commission – FSC) gelen yeni bir duyuruya göre, Güney Kore’deki kripto para yatırımcıları ticarete devam edebilmek için gerçek isimli banka hesaplarını kullanmak zorunda kalacaklar. Yani Güney Kore, bankadaki bilgilerinle borsamda yer alan bilgilerin eşleşmesi lazım, birbirini doğrulaması lazım yoksa hesabını bloke ederim diyor. Aslında Güney Kore bunu ilk yapan devlet değil zira borsalar belirli bir süre faaliyet göstermeyen sadece izleyici konumundaki anonim üyelerinin hesaplarını bloke edebiliyor hatta hesaplarında birimleri olsa dahi onaylanmayan hesapların bloke edildiğine birçok arkadaşım vesilesiyle şahit oldum. Yukarıda yer alan beyan sadece borsaların bu tutumunu aslında Güney Kore hükümetinin de desteklediğini yansıtıyor.

Buna ek olarak, Güney Kore'de  borsaların potansiyel yasa dışı faaliyete karşı dikkatli olmaları gereken durumları özetleyen kripto para alışverişi için bir kara para aklamayla mücadele yönergesi oluşturulmuş.

Yeni kuralın, sanal bir banka hesabı aracılığıyla Güney Kore’de kripto para kullanan yabancı uyruklular üzerinde daha geniş bir etkisi olacak gibi görünüyor. Çünkü FSC tarafından yapılan duyuruda belirtildiği üzere, Güney Kore vatandaşı olmayanlar isim doğrulama servisinden yararlanamayacak. Yani Güney Kore vatandaşı olmadığı halde bu borsalarda işlem yapanlar hesap doğrulama aşamasını verilen süre içerisinde geçemezlerse hesapları bloke olacak.

30 Ocak’ta yürülüğe girecek olan bu düzenlemeyle yatırımcılar, kripto para borsalarındaki isimlerinin banka hesaplarıyla eşleşmesi durumunda kripto para ticareti yapmak için para yatırabilecek hale gelecek. Ayrıca FSC, yeni kuralın 8-16 Ocak tarihleri arasında altı yerel bankanın yanı sıra Mali İstihbarat Birimi tarafından desteklenen anonim kripto ticaret hesaplarının incelenmesinden kaynaklandığını açıkladı

Katıldığım bir konferansta Türkiye'nin de gündeminde kripto paraların olduğu ve buna ilişkin bir mevzuat çalışması yapıldığı bilgisini de sizlerle paylaşmak isterim. Mevzuatı hazırlayacak ekibin özellikle en büyün yaşadığı sorun ise bunu bir "emtia" mı "para" mı yoksa "menkul kıymet" mi nitelendirecekleri yönündeymiş. Hukuki zeminin de bir şekilde ülkemizde en kısa zamanda oluşturulmasını temenni ediyoruz.

Arkadaşlarınla paylaş