Bitcoin ilk çıktığı günden itibaren aslında herkesin kafasında bir soru işareti vardı “Acaba Türkiye’nin Bitcoine karşı tutumu ne olacak?”, “Kriptoparalar legal mıdır yoksa yapılan hiçbir işlem hukuk sistemimiz tarafından korunmamakta mıdır?" vs vs.

Kısa sürede yüksek kar marjı ile son zamanlarda da ülkemizde adından sıkça bahsettiren Bitcoin hakkında farklı kanallardan haberler de gelmeye başladı. Bunları kısım kısım inceleyerek en sonunda da kendi fikrimi belirteceğim:

Öncelikle dün Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş bir açıklama yaptı. Yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına söylediklerini olduğu gibi aktarıyorum sizlere: 

“Bitcoin piyasasını yakından takip eden çalışmalar sürdürüyoruz. Kimi ülkeler Bitcoin'i kurtarıcı olarak görüyor, kimi ülkeler bunu şeytanlaştırıyor. Bunları biz de yakından takip ediyoruz.”

 Ve sonuna da şu eklemeyi yaptı

“Henüz resmi bir tavrımız söz konusu değil.”

Çok değil yine birkaç gün önce Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da bir açıklamada bulundu. Açıklamayı vermeden önce belirtmekte fayda var ki SPK bu açıklamayı kendilerine sıkça gelen Bitcoin'in fark kontratı işlemlerine konu olup olamayacağı, sanal paralara dayalı türev araçlara yönelik müşretilere hizmet verilip verilemeyeceği konularındaki soru işaretini kaldırmak amacıyla yapmıştır. 

Haliyle SPK tarafından gelen bu açıklama yalnızca Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bir değerlendirme olup sadece bu faaliyet alanını ilgilendiren dar bir yorum olacaktır. Çok uzunca bir rehber hazırlanmıştı bu konu hakkında ama özetle şu söylenmişti : Sanal para birimlerine dayalı spot veya türevler işlemler yapmayın çünkü bunlar Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yer alan türev araçlara dayanak teşkil edebilen unsurlar içerisinde değil. SPK’nın yaptığı bu açıklama üzerinde Türkiye Bitcoin'e karşı , Bitcoin'e kırmızı ışık tarzında onca haber dolandı etrafta. Ancak belirtmekte fayda olacak ki SPK Türkiye adına açıklama yapmaya yetkili kurum değildir. Dolayısıyla biz kabul etmiyoruz şeklinde bir bildirimleri yok ama olsa dahi bir hükmü olmayacak.İkincisi sadece kendilerine yöneltilen sorular kapsamında bir açıklama yaptıkları için mevcut kaynaklara göre cevap vermek zorundalar. Haliyle Sermaye Piyasası Kanunu da buna cevaz vermediği için olumsuz bir cevabın ortaya çıkması gayet olağandır. Sonuç olarak bu açıklama kapsamında ülkemizin herhangi bir olumsuz tutumu olduğunu söylemek isabetli olmaz. Yarın bitcoin bir para birimi olarak kabul edilse SPK’da da yer alacağı için bu sefer cevapları evet bitcoin kullanabilirsiiz çünkü Kanun buna imkan tanıyor olacaktı.

Son olarak da takip edebildiğim bir açıklama da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK)  geldi. Öncelikle BDDK şunu belirtti:

Bitcoin,mevcut sistemimizde elektronik para olarak değerlendirilmemektedir. Merkeziyetçi olmayışı sebebiyle gözetim ve denetimi de mümkün görülmemektedir. Bu da yasadışı faaliyetlerde kullanılmasına zemin hazırlamaktadır. Ayrıca değerinin çok hızlı değişmeşi, cüzdanların çalınabilmesi/kaybolabilmesi ve cüzdan sahibinin bilgisi olmadan işlemler gerçekleştirilebilmesi sebebiyle risklere açıktır. Herhangi bir mağduriyet yaşamak istemiyorsanız bu konuda dikkatli olmanız gerektiğini de hatırlatırız

Öncelikle Bitcoin'in sadece dezavantajlarının peş peşe sıralandığı bu yazıyı ilk defa okuyan bir kişi para birimini sadece illegal işler için kullanılan bir araç olduğunu düşünecektir. 

Bir kere şunu incelemekle başlayalım normal bir kullandığınız cüzdanınızdan bile paranın çalınması veya kaybolması mümkündür dolayısıyla bu itici bir kriter değildir. İkinci olarak sizin adınıza birisinin işlem yapma ihtimali mevcut banka hesaplarınızdan birisinin sizin adına işlem yapma ihtimali ile aynıdır. Türkiye bu para birimini tanırsa mevcut banka hesaplarının korunduğu sistemi ve sağladığı hukuki korumayı BTC cüzdanları için de sağlayabilir. İkinci olarak da son zamanlar da Dolar da çok hızlı artış göstermektedir, dolayısıyla bu da kabul etmemek için mantıklı bir sebep gibi görülmektedir. Yapılan açıklamada doğru temas edilen tek nokta illegal işlemlere zemin hazırlamasıdır. Bunun da muhakemesini her devlet kendi belirleyecek ve hangisi ağır basarsa ona göre seçimini yapacaktır.

Arkadaşlarınızla paylaşın